İlk kez gösterildiği 48. Altın Portakal Film Festivali’nden vizyona girdiği güne dek merakla beklenen, vizyonda olduğu şu günlerde de hakkında çok konuşulan “ZENNE†dünya basınının gündeminde!.
CNN International, Alman ARD kanalı ve Reuters yaptığı özel röportajlarla “ZENNEâ€ye yer verirken; film, The Guardian gazetesinde Elif Åžafak’ın yazısıyla, The Economist’te de film hakkındaki özel yazı ile yankı buldu.
CNN bölge muhabiri Ivan Watson’ın, CNN International için, yönetmenler M.Caner Alper ve Mehmet Binay ile yaptığı ve daha sonra tüm dünyada yayınlanan özel röportaj; Binay’ın “Türkiye’de LGBT bireylerin de dahil olduğu her çeşit azınlık haklarını talep ediyor. Kabul görmek ve devletin kendilerini korumasını istiyorlar. Yaşayabilmek ve en başta öldürülmemek istiyorlar.†sözleriyle noktalanıyor. CNN International, aynı haberi bir diğer haber kanalı olan CNN Espanol’da da İspanyolca olarak da yayınladı.
Reuters’ın yapmış olduğu “Gay Namus Cinayeti Filmi Türkiye’yi Sallıyor†başlıklı röportajda, Ahmet Yıldız’ı canlandıran Erkan Avcı; “Bir insanın olduğu kişi için özür dilemesi acımasız ve insanlık dışı bir trajedidir.†diyor. Avcı röportajda aynı zamanda, Avrupa Birliği’nin, Ankara’dan bu tarz cinayetler için daha sert bir duruş talep etmesi gerektiğini vurguluyor. Reuters haber ajansında yayınlanan analiz, dünya üzerinde onlarca gazetede de günlük baskılarda ve internette kopyalanarak yayınlandı.
“ZENNEâ€; dünya çapında tanınmış Türk edebiyatçı Elif Åžafak’ın “Türkiye’deki Homofobiden Duygusal Özüre†baÅŸlıklı yazısı ile de İngiliz The Guardian’a taşındı. Åžafak; yazısında “ZENNE†filminin esin kaynağı olan Ahmet Yıldız cinayetinin Türkiye’deki ilk nefret cinayeti ya da ilk gay namus cinayeti olmadığını, ancak bu kadar çok ilgi çekmesi açısından bir ilk olduÄŸunu belirterek, ülkenin bu konuda her geçen gün biraz daha hassasiyet göstermeye baÅŸladığının altını çiziyor.
 Filmin fragmanı için tıklayın…
“ZENNEâ€yi sayfalarına taşıyan The Economist ise, Türk ordusundaki eÅŸcinsellerin varlığının tabu olarak kalabileceÄŸini, ancak böylesine cesur bir filmin bu konudaki tartışmayı kuvvetlendirdiÄŸini belirtiyor. Yazıda, 2008 yılında Ahmet Yıldız’ın eÅŸcinsel olması nedeniyle, aile namusunu lekelediÄŸi için babası tarafından öldürülmesinden esinlenen filmin; Oscar ödüllerinin Türkiye’deki dengi olan Altın Portakal Film Festivali’nden 5 ödülle döndüğünü, hıncahınç bir salonda, nefesi kesilmiÅŸ jüri ile gözyaÅŸlarına hakim olamayan seyircilerin, Zenne Can ile Ahmet’in askeri hastanedeki muayene sahnelerini ve muafiyet kağıtlarını alışını izledikleri belirtiliyor.
Alman ARD televizyonu da “tt†isimli kültür programında “ZENNEâ€ye geniÅŸ yer vererek, Kasım 2011’de Ankara’da gerçekleÅŸtirilen Türkiye’nin ilk “LGBT†festivali Pembe Hayat KuirFest’ten bahsetti. Programda, Ahmet karakterinin babasını canlandıran Ünal Silver’le özel bir röportaj yer aldı ve oyuncunun 48. Altın Portakal Film Festivali sırasında kızının eÅŸcinsel olduÄŸunu açıklamasının yankıları ele alındı. Silver’in “Ben, çocuklarım kanser olursa üzülürüm, eÅŸcinsel olursa deÄŸil†şeklinde yaptığı çarpıcı açıklama yer aldı.
Dağıtımını Medyavizyon’un üstlendiÄŸi “ZENNEâ€, 13 Ocak 2012 Cuma günü Türkiye çapında 50’ye yakın salonda gösterime girdi.
“ZENNE†HAKKINDA
Senaryosu gerçek öykülerden ve kiÅŸilerden esinlenilerek M. Caner Alper tarafından kaleme alınan “ZENNEâ€; muhafazakar bir ailenin çocuÄŸu olan Ahmet, renklerini gizlemekten sakınmayan ve İstanbul’un dans kulüplerinde zennelik yapan Can ile Türkiye’nin deÄŸer yargılarını çok iyi tanımayan Alman fotoÄŸrafçı Daniel’in evrensel dostluk hikayesini anlatıyor. Film, bu sıradışı üçlünün öyküsünü, ‘aile kafesleri’, ‘töre kuralları’ ve 2008 yılına kadar eÅŸcinsel erkeklere evrensel insan haklarına aykırı ÅŸekilde uygulanan askerlikten muafiyet prosedürleri üzerinden ele alıyor.
M.Caner Alper ve Mehmet Binay’ın ilk uzun metraj filmi olan “ZENNEâ€; 2007 yılında sayıları iyice azalmış zenneler üzerine belgesel yapmak için yola çıkılan, ancak kısa süre sonra, yakın arkadaÅŸları Ahmet Yıldız’ın, cinsel kimliÄŸini açıkladığı için babası tarafından öldürülmesiyle yön deÄŸiÅŸtiren bir proje. ArkadaÅŸlarına karşı vicdan borcu taşıyan yönetmenler; anısını yaÅŸatmak ve sesini duyurmak üzere projeyi Yıldız’ın yaÅŸam öyküsünden esinlenerek Zenne’nin renkli dünyası ve Alman savaÅŸ fotoÄŸrafçısı Daniel’in Türkiye’ye dışarıdan bakan gözüyle kurgulayarak “ZENNE†filmini beyazperdeye taşıdılar.
Başrollerini Kerem Can (Can), Erkan Avcı (Ahmet) ve Giovanni Arvaneh’nin (Daniel) paylaştığı filmde; Tilbe Saran, Ünal Silver, Rüçhan Çalışkur, Tolga Tekin, Esme Madra, Jale Arıkan gibi başarılı oyuncuların yanı sıra, Amberin Zaman, Banu Güven ve Piyale Madra gibi isimler de konuk oyuncu olarak yer alıyor.
“ZENNEâ€nin, Eylül 2009’da baÅŸlayan okuma ve ezber provaları çekim tarihi olan Mart 2011’e kadar devam etti. BaÅŸrol oyuncularından Kerem Can; 7 ay boyunca Almanya’da modern dans topluluÄŸu Pina Bausch koreograflarından Daphnis Kokkinos, Türkiye’de ise Beril Åženöz ve Burçin Orhon’la filmin dans sahneleri üzerinde çalıştı. Etkileyici dans müziklerini Demir Demirkan’ın hazırladığı “ZENNEâ€nin dramatik müzikleri ise İtalya’da, Paolo Potì tarafından 1,5 yıl süren bir çalışmayla bestelendi ve Bulgar Senfoni Orkestrası tarafından Sofya’da seslendirildi.
Görsel zenginliÄŸiyle de dikkat çeken “ZENNEâ€nin büyüleyen dans kostümleri ödüllü tasarımcı Belma Özdemir tarafından hazırlandı. Konsept çizimlerine 2009 yılının Eylül ayında baÅŸlanan kostümler, İstanbul ve Tayland’da dikildi. Filmin, Oscar ödüllü sanat yönetmeni İsviçreli Maja Zogg; filmde kullanılan setlerin ve dev kuÅŸ kafesinin mimari çizimlerine 2010 yılının AÄŸustos ayında baÅŸladı. Setlerin inÅŸası, toplamda 4 aylık bir çalışma sonunda tamamlandı.
48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, SİYAD Ulusal En İyi Film, En İyi İlk Film, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Tilbe Saran), En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Erkan Avcı) ve En İyi Görüntü Yönetmeni (Norayr Kasper) ödüllerini alan “ZENNEâ€; daha sonra 17-24 Kasım 2011 tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen Türkiye’nin ilk “LGBT†festivali Pembe Hayat KuirFest’te ise “açılış filmi†olarak gösterildi.



